YAYINLAMA Monday, July 25, 2016, 11:28 AM icinde LAKTO AHIR İÇİ SİSTEMLER

İneğin ve memenin doğal yapısına uygun sağım! 

 

LAKTO, buzağının ineği emdiği gibi sağan patentli memelik lastiğini yetiştiricilerimize sunuyor. Bu lastiğin en önemli özelliği sağım sırasında memeyi yukarıdan aşağıya sıvazlayarak sağım yapıyor olmasıdır. Bu şekilde yapılan sağım buzağının süt emerken damağı ile yaptığı sıvazlamanın aynısıdır. Zaten usta bir sağımcı da elle yapılan sağımda benzer biçimde sıvazlama yapmaktadır. Sonuç olarak hayvanın doğasına ve memeni doğal yapısına uygun bir sağım gerçekleştirilmiş olmaktadır.

 

 

 

Sağlığa zararlı ağır metal kalıntılarına son!

 

LAKTO’da sütle temas eden tüm yüzeyler  TS ISO 5707 standardına uygun “Gıdaya Uygun Sertifikalı” malzemeden imal edilmiştir.  Patentli memelik lastiği ve hortumları  ile sağlığa zararlı ağır metal kalıntıları süte karışmaz.

 

Meme sağlığı için en tutarlı sağım ritmi!

 

LAKTO, tutarlılığı en yetkin uzmanlarca yapılan ölçümlerle ıspatlanmış, en mükemmel sağım ritmini sağlamak üzere tasarlanmış stimülasyon (uyarıcı) fazı da bulunan patentli elektronik pulsatörü en küçükten en büyüğe tüm yetiştiricilerimize sunuyor. Kovalı makinelerde dahi LAKTO-PULS elektronik pulsatör artık mümkün. 

 

En geniş hacimli süt pençesi: 490 cc!

 

LAKTO, özellikle yüksek süt verimli ineklerin sağımında en doğru sağımı gerçekleştirmek için geniş hacimli, patentli sağım pençesini üretti. LAKTO-AK pençe ile süt hızla ve çalkalanmadan uzaklaşır, meme ucu vakum dalgalanmaları ortadan kalkar.

 

 

 

 

SONUÇ:

 

üDoğru sağım gerçekleştiğinden, artan süt verimi ve süt kalitesi. En düşük bakteri ve somatik hücre sayısı

 

üMeme sağlığı yerinde bir sürü *

 

üDaha hızlı sağım

 

üDaha fazla süt verimi*

 

 

*Yapılan saha denemelerinde mastitis vakalarında ve somatik hücre sayısında önemli düşüş, süt veriminde de artış gözlemlenmiştir.

 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Sunday, August 18, 2013, 9:17 PM icinde LAKTO ÖNEMLİ BİLGİLER

İyi kalitede süt üretmenin üç şartı vardır. Bunlar; sütün süzülmesi, soğutulması ve soğukta depolanması.

İlk süzme işleminin önemi bakteri,kıl gübre ve böcek gibi hastalıklara neden olabilecek yabancı maddeleri sütten arındırmak. Süzme işlemi sayesinde çeşitli hastalıklara neden olan bakteri yükü azaltılır.

Süt işletmeleri gereksinimlerini karşılayacak kadar sütü uzak merkezlerden ve süt kooperatiflerinden sağlamak zorunda. Bu yüzden çiğ sütün aynı gün işletmeye ulaştırılamayabilir. Sütün kalitesinin korunmasında, sütün temiz bir yerde biriktirilmesi ve soğutulması büyük bir rol oynuyor. Çiğ sütün soğutulmasının asıl sebebi; üretim sırasında bulaşan mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek. Çiğ sütün süt işletmelerine taşınması için gerekli olan sürede sütü koruyabilmenin en önemli yolu sütü soğutmaktır.

 Eğer süt sağımdan sonra,

– iki saat içinde toplanmayacaksa 8 °C'ye,

– eğer günlük toplanacaksa ≤ 8 °C'ye,

– günlük toplanmayacaksa ≤ 6 °C soğutulmalıdır.

Süt, sağımdan sonra 2 saat içinde işleme tesisine ulaştırılamazsa taşınırken, sıcaklığın 10 °C' yi geçmemesi sağlanmalıdır. Eğer sağımdan itibaren 2 saat içinde ulaştırılabilecekse soğutma yapılmayabilir. Çiğ sütün belirli bir sürenin üstünde soğutulması (48 – 72 saat gibi) sorun yaratır ve kalitesini düşürür. Eğer sütü uzun süre soğutursanız içinde soğuğa dayanıklı bakteriler oluştuğunu görürsünüz.Soğutma yöntemi bakterileri öldürmez sadece onların faaliyetlerini engeller. Bu yüzden eğer süreyi doğru kullanmazsanız süt teknolojisinde “tatlı pıhtılaşma” denilen sütün bozulması gerçekleşir.

Modern işletmelerde sütler;  tanklarda, müberritte, ve plakalı soğutucularda soğutulur. Tanklar soğutma işleminde yaygındır. Tankları;

Sağım sayısına göre

 Çalışma ortamı sıcaklığına göre

Soğutma sürelerine göre

 Açık veya kapalı soğutma tankları şeklinde sınıflandırabiliriz.

Sağım sayısına göre tanklar 2,4,6 sağımlık tanklardan oluşur ve bir defada kapasitesinin ne kadarını soğutabildiğiyle alakalı kategorize edilir. Açacak olursan 2 sağımlık tanklar kapasitesinin %50’sini, 4 sağımlık tanklar %25’ini ve 6 sağımlık tanklar ise tek seferde kapasitesinin %16.7’sini soğutur.

Çalışma ortamının sıcaklığına göre üç sınıfa ayrılır;

SINIFI

PERFORMANS SICAKLIĞI

GÜVENLİ ÇALIŞTIRMA SICAKLIĞI

 

A

38°C

42°C

 

B

32°C

38

°C

C

25°C

32°C

 

Soğutma sürelerine göre ise;

 

SINIFI

 

Sütü 35 °C’den 4 °C’ye soğutma süresi

0

 

2 saat

I

 

2.5 saat

II

 

3 saat

III

 

3.5 saat

 

Soğutma tankı seçerken; günlük ne kadar süt depolandığına, ortam sıcaklığına, soğutma kapasitesine ve toplam depolama kapasitesine göre bir seçim yapmalıyız.

Sütün kalitesini korumak için süt bu ve bunun gibi yollar metotlar izlenerek asıl tüketiciyle buluşuyor. Kaliteli çiğ süt demek, aldığımız içme sütü, peynir, yoğurt gibi süt ve süt ürünlerini kaliteli olması demek. Bu yüzden sütü nasıl koruduğumuz ve hangi aşamalardan geçtiği herkes için büyük önem teşkil ediyor.

 

 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Wednesday, July 31, 2013, 1:41 PM icinde LAKTO ÖNEMLİ BİLGİLER

Please Read Downward For English

LAKTO: meme yangısına bağlı kayıpları azaltmak elinizde

 

 

Çiftçilerimizin maliyet ve süt fiyatları arasında sıkıştığı zor zamanlarda, kayıplar daha can yakıcı olabilmektedir. Süt hayvancılığında kayıpların başta gelen nedeni meme yangısı (mastitis) ve buna bağlı olarak doğan zararlardır. Bu zararlar, süt kaybı, verimlilik kaybı, verimli ineklerin sürüden zorunlu ayrımı, ilaç ve ek veterinerlik masrafları olarak sayılabilir. 50 sağmallık bir işletmede, bu zararların toplamının 26.500 TL’yi yani inek başına 530 TL’yi bulduğunu hesaplayabiliriz.

Meme yangısının (mastitis) birincil kaynağı, sağım makineleridir. Sağım işlemi gerektiği şekilde gerçekleşmediğinde, hassas yapıdaki meme uçları hasar görmekte ve meme yangısı oluşmaktadır.

Bakteriler barınak ortamında ve sağım ekipmanlarında yoğun miktarda bulunan, hızlı bir şekilde çoğalan ve gözle görülemediğinden dolayı temizlenmesi kolay olmayan mikroplardır. Sağım araçları, toz, yem, su, toprak, hava ve deri yolu ile süte geçmekte, bakteriler için uygun bir çoğalma ortamı sağlayan süt içinde çoğalarak sütün yapısı bozulmaktadır (Arıcı ve Demirci, 2001).

Sağım makinalarının kolay temizlenebilen yapıda olmaları gerekmektedir.

Öte yandan, araştırmalar göstermiştir ki, yüksek verimli inekler, daha düşük verimlilere göre mastitise daha fazla maruz kalmaktadırlar. (e.g. Bunch et al., 1984; Craven, 1991) Bunun sebebi, yüksek verimli hayvanların memelerinin daha hassas olması olarak tahmin edilmektedir. Çiftçinin en değerli hayvanlarını mastitis yüzünden sürüden ayırmak zorunda kaldığı bir gerçektir.

Sağımın en önemli iki unsuru pulsatör ve başlıktır. Pulsatör özellikle meme sağlığı ile doğrudan ilgilidir.

Pulsatörün uygun çalışması, sağlıklı meme ucu ve sağım sırasında yeni enfeksiyon kapılma riskini azaltması bakımından kiritiktir. Eğer meme ucu, vakuma çok uzun maruz kalırsa (ör. Her sağımda 5-10 dakika ve günde 2-3 kez), meme ucunda stres yaratılır, hayvana acı verilir ve kalıcı meme ucu hasarına sebep olunur. Meme ucu hasarı önemlidir çünkü bu mastitis oluşumuna yol açar. Kırmızı, mavi veya mor meme uçları, pulsatörlerin veya vakum sisteminin iyi çalışmadığının göstergesidir. Artan mastitis oranı da pulsator veya vakum seviyesinin uygunsuz olduğunun göstergesidir. (2011, Sandy Costello Ph.D, Milk Quality Pays)

İşte patentli LAKTO elektronik pulsatör, pulsasyonu mükemmel hale getirerek en doğru sağımın yapılmasını sağlar. LAKTO-Puls, sağım süresini kısaltır, kuru sağımı engeller. Makinenin her sağımda hep aynı kalitede sağım yapmasını sağlar.

LAKTO-AK sağım başlığı, optimum hacmi ve kolay temizlenebilen tasarımı ile meme sağlığını garanti eder.

LAKTO Bayisi olmak için lütfen bilgi@lakto.com.tr adresine yazınız.

 

In the hard times when the farmers are squeezed between the cost and milk prices, the losses at the farm can be more painful. One of main causes of the losses at a dairy farm is mastitis and costs related to it. These costs are due to lost milk, lost production, unvoluntary culling of the most productive cows, medicine and extra veterinary costs. In a 50 dairy cow farm, we calculate that these costs reach to 26.500 TL, which is 530 TL per cow.

The main cause of mastitis is milking machinery. When the milking process is not realized properly, the teats which are sensitive tissues, are damaged and mastitis occurs.

Bacteria that are highly existent in barns and milking machinery,  quickly multiplies in number and are hard to clean. They are transfered to milk via milking machinery, dust, feed, water, earth, air and skin and multiplies in milk that enables a suitable surrounding and rottens the milk. (Arıcı ve Demirci, 2001).

Milking machinery must have a design enabling easy cleaning.

On the other hand, research Show that, high yielding dairy cows suffering more often from mastitis than cows with lower milk production records (e.g. Bunch et al., 1984; Craven, 1991) The reason for this is thought to be that the high yielding cows have more sensitive teats. It is a fact that farmers are forced to involuntarily cull their most valuable cows.

The two most important components of milking are pulsator and milking cluster sets. Pulsator especially is directly related to udder health.

Proper pulsator function is critical for maintaining healthy teats and reducing the risk of new infections during milking. If the teat is exposed to vacuum for very long (e.g., 5 to 10 minutes at a time, and 2 or 3 times per day), it stresses the teat, is painful for the cow, and will lead to permanent teat damage. Teat damage is a concern on dairies because it increases the risk of a cow developing mastitis. Red, blue, or purple teats after milking are a signal that pulsators or the vacuum system is malfunctioning. Increased mastitis rates can also be a signal that pulsators and or vacuum level have improper settings. (2011, Sandy Costello Ph.D, Milk Quality Pays)

LAKTO, with its patented electronic pulsator, secures a proper milking by generating a perfect pulsation. LAKTO-Puls, shortens the milking time, elimiates dry milking (milking after milk flow is under a certain amount). It provides a milking done at the same quality each time.

LAKTO-AK milking cluster set, with its optimum volume and easily cleanable design, secures for a healthy udder.

In order to become a LAKTO dealer, please write to info@lakto.com.tr

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Wednesday, June 12, 2013, 9:39 AM icinde LAKTO ÖNEMLİ BİLGİLER

Bilindiği gibi keçi sütü, süt alerjisi olasılığı bulunan kimseler için çok iyi bir içecektir. Bunun dışında, keçi sütünden yapılan ürünler (özellikle peynir) özel fiyatlara satılabilmektedir. Ayrıca keçi sütü ürünleri Avrupa, ABD’ye gümrük fonları ödenmeksizin ihraç edilebilmektedir. İnek sütünden yapılan ürünler koruma altında olduğu için batı ülkelerin ihracatı çok zordur.

Dünya’da pekçok üretici, kendi işletmelerinde küçük modern mandıralar kurarak, genel olarak içme sütünü özel peynir imal etmekte ve sütlerini çok daha iyi fiyatlarda değerlendirmektedir. Bu nedenle, firmamız geçen yıl İstanbul fuarında düzenlediği bilgilendirme toplantısında bu türden küçük tesisleri kurmakta uzmanlaşmış bir firmayı davet ederek katılımcıları bilgilendirmiştir.

Goat On Mountain

Keçi sütünün yem maliyeti,  inek sütü ile karşılaştırıldığında çok yüksek değildir. Bunun tam tersine keçi sütünün satış fiyatı yine inek sütü ile karşılaştırıldığında daha yüksektir. Keçi sütünü kendiniz işlemeyip piyasadaki süt alıcılarına satsanız dahi karlı bir yatırım olarak görülmektedir. Buna ek olarak konteyner tipi bir mandra edinip, ürünü işleme yoluna gidildiğinde karlılık artmakta ve işletmenizde üretilen ürünlerin katma değeri yükselmektedir.

 

Not: Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için firmamızı arayabilirsiniz.

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Sunday, June 9, 2013, 3:04 PM icinde LAKTO ÖNEMLİ BİLGİLER

Süt hayatımıza bebekliğimizle birlikte giren, ardından çocuklarımıza da sunduğumuz ve faydaları yaşlılık dönemine kadar uzanan dünyanın en yararlı içeceği.  Peki sütü dünyanın en yararlı içeceği olarak adlandırmamızın sebebi ne?

Hayatı; bebeklik ve çocukluk , gençlik, yetişkinlik , yaşlılık olarak genel dört bölüme ayırıp hayatımızın her evresinde sütün bize nasıl bir fayda sağladığını inceleyebiliriz.

İlk olarak bebeklik ve çocukluk döneminde süt tüketimine ve faydalarına değinecek olursak;

Bebeklik döneminin ilk zamanlarında bebekler anne sütüyle beslenir ardından hayvani sütlerle takviyeler yapılmaya başlanır. Bebeklerin güçlü bir direncinin olması için süt beslenmelerinde çok önemli bir rol oynar ve vücutlarını güçlendirir. Ardından memeden kesilen çocuğun en önemli besin maddesi süt olmaya devam eder. Çünkü süt; kuvvetli kemik ve diş, sıkı kas ve sağlıklı doku oluşumuna yardım eder. 2 yaşından önceki çocuklarda içinde bulunan A vitamini ve sağlayacağı enerjiden dolayı muhakkak tam yağlı süt verilmelidir.

Gençlik dönemine geldiğimizde; ergenlik döneminde büyüme ve gelişim çağında olan birey besin değeri yüksek gıdaları tercih etmelidir ve kemiklerin gelişim süreci olduğu için kalsiyuma ihtiyaç duymaktadır. Günlük en az 800 ml süt tüketimi kemiklerin güçlenmesine fayda sağlar.Doğru süt tüketimiyle birlikte erkek çocuklarının 10 cm’e kadar uzamasını sağlar. Kızlarda bu yaşta gelişim karşı cinse göre daha yavaştır.


Aynı zamanda süt; dişlerin gelişimine ve çürümesinin önlenmesine faydalıdır.

Yetişkinlik dönemine bakacak olursak; vücudumuz gençlik döneminde olduğu kadar yetişkinlik döneminde sütü sindirmede başarılı değildir. Yağsız süt kolesterolün düşmesine yardımcıdır. Aynı zamanda süt kanseri önlemeye yardımcı bir besin kaynağıdır.  Araştırmalar sonucunda günlük iki bardak süt tüketiminin bağırsak kanserini önlemede yardımcı olduğu ve günlük süt tüketen insanlarda bağırsak kanserine pek rastlanmadığı açıklanmıştır. (Uzmanlar, süt tüketiminden sonra ağızda kalan sütün bakteri üretmemesi için ardından bir bardak su içilmesini tavsiye ediyor.)

Yaşlılık evresinde; süt ve süt ürünleri çok önemli rol oynar. Gençlik döneminde daha öncede söylediğimiz gibi doğru tüketilen süt ve süt ürünleri güçlü kemiklerin oluşmasını sağlarken yaşlılık dönemine geldiğimizde kemik erimesinin önlenmesi için önemli bir rol oynar.

Genel olarak sütün faydalarını baktık. Peki ne kadar süt tüketiyoruz? Günlük yarım litre süt ve süt ürünleri tüketmemiz gerekiyor fakat Türkiye'de, kişi başına yıllık süt tüketimi, sadece 5-6 litre düzeyinde. Dünya yıllık süt tüketimi ortalaması ise 18-20 litre. Yıllık süt tüketimi, AB ülkelerinde 80-90 litre, ABD'de ise 120 litreye kadar çıkıyor.

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Wednesday, June 5, 2013, 10:00 AM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

Son dönemde yerli firmalar teknoloji geliştirme konusunda önemli adımlar atsalar da ithal ürün hayranlığı hala oldukça yaygın. Tarım teknolojileri ve özellikle de hayvancılık konusunda da durum çok farklı değil. Bunu değiştirmek için yola çıkan LAKTO, Ortak Gelişim Limited Şirketi, geliştirdiği süt sağım makinelerini geçen yıl ortasında pazara sundu. 5 yıllık bir çabanın ürünü olan bu makineler hem sağladıkları verim artışı ile işletmenin süt miktarını artırıyor, hem de meme sağlığı konusundaki performanslarıyla sütün kalitesini yükseltiyor. Bu sayede de işletmenin büyüklüğüne göre 1-3 ay içinde kendini amorti ediyor. LAKTO, iç piyasada oldukça rağbet gören bu makineler ile yurtdışı pazarlarda da iddialı. Geçen yıl sektörün en büyük fuarı olan Eurotier’de görücüye çıkardığı sağım makineleri büyük ilgi gören LAKTO, hedef pazarlar olarak kısa vadede Pakistan, Hindistan, İran ve Afrika’yı, orta vadede Avrupa’yı belirledi.

LAKTO’nun bir diğer hedefi de orta ölçekli işletmelere, modernizasyon yatırımları için yüzde 65’e kadar hibe sağlayan AB’nin kırsal kalkınma desteklerinden faydalanmaları konusunda destek sağlamak, anahtar teslimi projeler üretmek. Yurtiçi ve yurtdışında sektörün asırlık firmalarıyla rekabet eden LAKTO’nun İşletme Müdürü Gökhan Tüzün, KOBİ’den’in sorularını yanıtladı.

Bize LAKTO’dan ve neden bu sektöre yatırım yaptığınızdan söz eder misiniz?

Türkiye tarım teknolojilerinde çok ileri değil. Özellikle de hayvancılıkta bu durum daha belirgin. Bu durumu tersine çevirmek istedik. Yerli, kendi teknolojisine sahip, patentli unsurları olan ve Avrupa, ABD dahil olmak üzere yurtdışına satılabilecek, oradaki rakipleriyle rekabet edebilecek bir ürün hedefledik. Bu hedefi de gerçekleştirdiğimizi görüyoruz.

Bu ürünün benzerlerinden farkı nedir?

Hayvan sağlığına yönelik kaliteli, endüstriyel sağım yapabilecek donanımlar hep yurtdışından getiriliyordu. Yerli ürünler de var ama bunların büyük bölümü ithal ürünlerin kopyası. Yerli üreticilerin çoğu Ar-Ge yapmıyor, ürün geliştirmeye çalışmıyor, uygun malzeme kullanmıyor. ‘Sağım makinesinin amacı süt sağmaktır, sağıyor mu, sağıyor’ mantığıyla hareket ediyorlar. Hayvanın meme sağlığı ne durumda, buna bağlı verimlilik kayıpları nelerdir hiç bakılmıyor. Süt hayvancılığının en önemli sorunlarının başında meme hastalıkları geliyor. Kimse bunda bizim de etkimiz var mı diye kendini sorgulamıyor.

Nasıl bir Ar-Ge süreci izlediniz?

Bu makineyi geliştirirken süt ve hayvan odaklı hareket ettik. Elbette mekanik, elektronik bir çok parça biraraya gelerek çalışıyor ama bizim derdimiz sağım yapmak, memeye zarar vermemek ve kaliteli süt elde etmek, bakteri oranını yükseltmeden, doğal haline en yakın sağımı sağlayabilmek. Buna da ulaştık. Dünyada 100 yıldır üretim yapan markalar bunu sağlamışlar ama her ithal marka böyle değil. Biz dünyadaki en iyilerin seviyesini hedefledik. Ar-Ge, Ür-Ge ve saha denemeleri 5-6 yıl sürdü. ‘Bu oldu, artık sorunsuz çalışıyor’ dediğimiz anda da LAKTO markası ile pazara sunduk. Bu ürünü oluşturan parçaların kimi 3 yıl önce, kimi 1 yıl önce kullanılmaya başlandı. Fakat hepsi bir marka altında 8 aydır piyasada. Endüstriyel sağım makineleri ayrı unsurlardan oluşan bir sistem. Bir işletmede halihazırda kullanılan makinelere uyarlanabilecek kısımlar var. Örneğin bir kovalı sağım makinesinde başlık ve pulsatörü değiştirerek çok ileri bir sağıma kavuşmasını sağlayabiliriz.

Pazar ürünü nasıl karşıladı?

Şimdiye kadar gördüğü ilgi çok iyi. Sağımhanelerde çok iyi dönüşler oldu. Yabancı makineleri değiştirmeye başladık, işletmeler onlardan daha iyi sonuç aldıklarını gördüler. Bu makineyi yurtdışına da satacağız. Almanya’daki Eurotier Fuarı’nda büyük ilgi gördü. İngiltere’den ve Belçika’dan alıcılarla görüşmelerimiz oldu. Fakat şu an Avrupa ekonomisinin durumu ortada. Pazar çok durgun. Dolayısıyla yeni bir yatırım da sözkonusu değil. Avrupa biraz zaman alacak ama doğumuzda hareketli bir pazar var. Pakistan, Hindistan, İran ve Afrika’da büyük potansiyel bulunuyor. Hedef pazar olarak bu bölgeleri belirledik, görüşmeler başladı. Pakistan ve KKTC’de bayilerimiz oluştu. KKTC, bayimiz tüm Kıbrıs’a bakacak. Bu yıl içinde daha uzak ülkelere ilk sevkiyatımızı yapmayı hedefliyoruz.

Önünüze nasıl hedefler koydunuz?

İlk yıl hızlı bir büyüme beklemiyoruz ama sonrasında geometrik olarak büyüyeceğiz. Bayilerimizin kuvvetli olmasını istiyoruz. Sahada dolaşan, çiftçiye hizmet verecek bayiler arıyoruz. Türkiye’nin her yerine bayilikler vereceğiz. Kullanımı yaygınlaştıkça bir yerli marka olarak çok üstün sonuçlar verdiği görülecek. Yabancı markalardan daha ekonomik olması nedeniyle de hızlı bir büyüme yaşayacağını tahmin etmek zor değil. Fonksiyonellik açısından da yabancı markalardan hiçbir eksikliği yok, tam tersi bir çoğundan daha iyi, en iyiler seviyesinde. Hayvanın sağımının süresini kısaltıyor, meme sağlığında olumlu etkisi var, verimliği artırıyor. Deneme çiftliklerinde yapılan ölçümlerde hayvanın sütünün içindeki somatik hücre sayısının düştüğünü gözlemledik. Avrupa menşeli bir sağım makinesi kullanılırken somatik hücre sayısı 280 bin iken, bir aylık kullanım sonunda 80 bine düştü. Bu meme sağlığı açısından olağanüstü bir fark yarattığı anlamına geliyor. Verimlilik anlamında da biz yüzde 10’u garanti ediyoruz. Oysa çok daha fazla artış sağlandığını da gözlemledik. Sadece verim artışı düşünülünce yatırım 1 ile 3 ay arasında kendini amorti ediyor. Ürünümüzün fiyatı ithal makinelerin yüzde 50’ine kadar daha ucuz olabiliyor.

İnsanımızın ithal ürün zaafını nasıl aşacaksınız?

Türkiye’de işletmeler özellikle sağım konusunda çok uzman değiller. İthal ürünlerin daha iyi olduğu yönünde bir önyargı da var. Biz sonuçları göstererek bu anlayışı değiştireceğiz. Sektördeki işletmelerin yapısı da bizi destekler nitelikte. Çok büyük işletmeler yollarına devam ediyorlar, onlar yatırımlarını sürdürecekler. Ama Türkiye’de süt üretiminin yüzde 85’i 100 sağmal kapasitenin altında küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından yapılıyor.  Bu durum sürecek. Küçük işletmeler de biraz daha büyüyerek orta ölçekli hale dönüşecek. Bunu da eski çalışma yöntemleri ile yapması çok zor. Araştırdıklarında da karşılarına biz çıkacağız.

Bu konuda yasal düzenlemeler ne doğrultuda?

Çiğ Süt Tebliği yürürlüğe girince pek çok işletme zorunlu olarak bu yatırımları yapacak, çünkü mevcut teknolojiler ile elde ettiği çiğ sütü satamayacak. Tebliğ 2014’te yürürlüğe girecek, herhangi bir erteleme olsa bile bundan kaçış yok. Kaliteli sütün randımanı da yüksek oluyor. Sanayiciler sütün kalitesi arttıkça daha az sütten daha çok süt ürünü elde edecekler. Bunun tüketiciye de faydası var. Şu an bizim tükettiğimiz sütün yüzde 90’ını UHT süt oluşturuyor. Oysa gelişmiş ülkelerde ağırlık pastörize sütte. Bunu elde etmek için de kaliteli süte ihtiyaç var.

Ürününüzün kalite düzeyi olarak nereye koyuyorsunuz?

Bizim ürünümüzle ithal bir ürünü yan yana koyup ‘hangisi ithal’ diye sorduğumuzda, yerlinin daha kalitesiz olduğunu düşünüp, LAKTO’yu işaret ediyorlar. Görünüşü ve işçiliği ile farklı. Halihazırda zaten ithal ürün kullanan çiftlik sayısı az. Genelde büyük işletmeler ithal tercih ediyor. Küçük işletmeler yerli ürünler kullanıyorlar, çoğu da meme hastalıklarından kırılıyor. Bu ürünü yaparken teknik, pnömatik, elektronik bilgilerin yanında geçmişe dayalı hayvan yetiştiriciliği ve meme sağlığını biliyor olmanın avantajını da yansıttık. Çiftçinin üzerinde kalite baskısı olmazsa ne yazık ki batana kadar bildiği yolda ilerler, çünkü ekonomik ortam onlara yatırım yapma fırsatı sunmuyor. Meme hastalıklarının sağım makinesi kaynaklı olabileceğini bilmiyorlar. Pek çoğu bunu kader olarak kabul ediyor. Ayakta kalmanın zorlaştığı gün, ki o gün bugün, adım atmaya başlamak zorunda kalacaklar.

LAKTO ürünlerine her türlü ileri teknolojiyi uyarlamak mümkün. Biz mükemmel sağımı yapacak şekilde tasarladık. Bu donanım, fonksiyonelliği yanında mümkün olduğunca az arıza çıkaracak şekilde üretildi. Her ne kadar modern pazarlama yaklaşımı makine satmaktan çok yedek parça satmak üzere kurulmuş olsa da biz çok vicdani görmedik, ürünlerimiz neredeyse tak ve unut şeklinde oldu. Üzerine eklenecek sürü yönetim sistemiyle de uyumlu.

Yolda yeni ürünler var mı?

Ar-Ge süreci bitmiyor. Yeni ürünler çıkacak. Son dönemde enerji tüketimini azaltmaya yönelik tasarruf cihazları üzerinde yoğunlaştık. Çünkü hayvancılık işletmelerinin en büyük giderlerinden biri enerji. Bunların temizliği için gereken kimyasal sarf malzemesi de önemli maliyet unsurlarından. Bunları ciddi şekilde düşürmeye yönelik hazırlıklarımız var. KOBİ’lerde, bilgisayarlı sürü yönetimi sisteminin ekonomik olmadığı durumlarda, işçilikten tasarruf eden, aynı zamanda hayvanın meme sağlığını erken teşhis edebilecek bazı donanımlar üzerinde çalışıyoruz. Bunlar Türkiye’de yok. Bunların hepsi çalışma modeli itibariyle özgün ürünler, uluslar arası patent başvuruları alındı, saha denemeleri bir yıl içinde başlayacak.

 

 

 

AB fonlarıyla anahtar teslimi çiftlik

Anahtar teslimi hayvancılık işletmeleri kurabilecek bilgi ve donanıma sahibiz. AB’nin kısa adı IPARD olan ve Türkiye’de TKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) tarafından dağıtılan kırsal kalkınma fonları, modernizasyon yatırımları yapmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde 65’e kadar hibe desteklerle modern işletmeler haline gelmelerini sağlamayı amaçlıyor.

 

AB’nin çok sıkı ve karmaşık kuralları var. Proje hazırlama kriterlerine ve işin takip kurallarına harfi harfine uyum gerekiyor. Biz de projelerin teknik çizimleri, inşaatı ve makine ekipmanı dahil olarak IPARD desteklerinden yararlanılmasını sağlamak için çalışmalara başladık. Bu hibe destek sisteminin süresi şimdi 2020’ye uzadı. Bu tarihe kadar Türkiye’de çok sayıda orta ölçekli hayvancılık işletmeleri kurulacak, bunların yatırım bedellerinin önemli kısmı da AB tarafından fonlanacak. Türkiye yaklaşık 25 yıldır bu kaynağın biriktiği havuza para verdi. Şimdi bunları kullanmak zorundayız. Bunlarla ilgili gerçekleştirdiğimiz projeler var. Dünya ile rekabet eden teknoloji ve IPARD desteklerinin anahtar teslimi olarak kullandırılması bizim için son dönemde öne çıkan unsurlar. 

 

Ahmet USMAN - Dünya Gazetesi Röportajı

 
Yorumlar (0)
YAYINLAMA Wednesday, June 5, 2013, 8:38 AM icinde LAKTO ÖNEMLİ BİLGİLER

 

Süt, hayvansal kaynaklı protein, yağ, laktoz ile vitamin ve mineral maddeleri içeren insanlık tarihinde çok eskilerden beri var olan en önemli besin kaynaklarından biri. Ne kadar eskiye dayandığına bakacak olursak insanoğlunun 5000 yıldan beri süt içtiğini söyleyebiliriz.  Bebeklik döneminden yaşlılık dönemine kadar insan gelişimine ve sağlığına çok faydası olduğu bilinen süt,  ilk olarak Dicle ve Fırat Irmakları arasında kurulan Ur kentinde bulunmuştur.

Geçmişten bugüne kadar sütü işlemeyi öğrenen ve diğer besin gıdalarını üretmeye başlayan insanoğlu, MÖ 8. yüzyılda Homer'in yazılarında süt, süt kesiği ve peynirle ilgili anlatımlarla karşımıza çıkıyor. M.Ö 4. Yüzyıla geldiğimizde insanların “prokiş” adını verdikleri ve şu anda yoğurdun atası diyebileceğimiz bir tür ekşi süt ürettiğini görüyoruz. Süt işleme tekniklerini ise Türkler, Moğollar ve diğer göçebe kavimlerin bugünkü Rusya, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine tanıttığı düşünülüyor.

Tarih ilerledikçe insanların süt tüketimi devam etti fakat sütün mayalanması ve bozulmadan saklanabilmesi için bir şeyler yapılması gerekiyordu. Bu konuda devreye Fransız mikrobiyolog ve kimyager Louis Pasteur girdi. Süt gibi mayalanabilir sıvıların dayanıklılık kazanması ve daha uzun süre muhafaza edilmesi açısından geliştirdiği konserve yöntemi olan pastörizasyon 1860’larda ortaya çıktı.  Çalışmanın amacı süt, bira, şarap gibi mayalanabilir gıdaların içinde mikroorganizmaların ısı yoluyla tahrip edilmesi ve hastalığa yol açmasının engellemesiydi. Kalsiyum ve D vitamini içeren süt, tarih boyunca bir çok uluslar arası araştırmanın konusu olmuş ve sağlığa yararı tekrar tekrar onaylanmış bir besin kaynağı.


Günümüze gelecek olursak,1956’dan beri Birleşmiş Milletler Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun aldığı kararla her yıl 21 Mayıs tarihinde insanları bilinçlendirmek ve sağlığımız için yararlı olacak miktarda süt tüketmeye teşvik etmek amacıyla “Dünya Süt Günü”nü kutlanıyor. Bu karar ülkemizde de 1991 yılında kabul edildi ve 1991 yılından bu yana 21 – 28 Mayıs tarihlerini “Süt Haftası” olarak kutluyoruz.

 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Friday, May 24, 2013, 1:54 PM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

Daha az bakteri ve yüzde 15 artış sağlayan LAKTO sağım sistemleri başarısını bizzat çiftçinin deneyim ve gözlemleriyle tescil ettirdi.

Yıldız Alkan-Ege Manşet Gazetesi

İzmir'de kurulu firma ve işletmecilerinin dikkatini inovasyona çekmek ve öncelikleri arasına sokmak amacıyla İzmir Genç İş Adamları Derneği'nin (İGİD) düzenlediği 'İzmir İnovasyon Ödülleri 2013' yarışmasında Lakto Sağım Sistemleri ödül kazandı. Ülkemizin dışa bağımlılık oranının yüksek olduğu hayvancılık teknolojileri alanında önemli bir yeniliğe imza atan LAKTO Hayvancılık Teknolojileri,ithalatı büyük ölçüde frenlemeye ve ihracata katkı sunmaya aday bir firma haline geldi. İşletme Müdürü Gökhan Tüzün'le yaptığımız söyleşide başarı hikayesinin her adımında Türk mühendisi ve girişimcisinin fırsat verildiği takdirde neleri başarabileceğinin öyküsü ortaya çıktı. Söyleşimizi ilginç bulacağınızı umuyoruz.

-Efendim bize kendinizden ve üründen bahseder misiniz?

-İşletme müdürü olarak görev yapıyorum. Kimya mühendisiyim, 5 yıldır bu firmada çalışıyorum. Lakto Ortak Gelişim firması 2003'de kuruldu.

-Ürün nasıl ortaya çıktı?

- Küçük ve orta ölçekli işletmelerin iyi bir sağım teknolojisine ulaşma imkani bulunmamaktaydı. Ancak ithal ve daha pahalı ürünler kullandıkları takdirde, nispeten daha iyi bir sağım elde edilebiliyordu. LAKTO ile yerli ve özgün bir teknoloji geliştirdik ve çiftçimize daha sağlıklı sağım yapabimesi için sunduk. Bu fikrin heyecanı, yılların deneyim ve bilgi birikimiyle yola çıkıldı. 5 yıldan fazla bir ar-ge süreci geçirdik ve her şeyi ile tam bir ürün olmasını hedefledik. Ve sonuçta hedeflediğimiz gibi bir sonuç aldık. Ürünümüze çok güveniyoruz ve çiftçilerle yaptığımız saha denemelerinde de çok başarılı olduk.

-Ürettiğiniz ürün piyasada nasıl karşılandı?

-Saha denemelerinden sonra gördük ki ergonomik yapısı ve kullanım kolaylığı, özellikle hayvan meme sağlığında önemli fark yaratması ve dolayısıyla daha kaliteli bir süt elde edilmesi çiftçilerce kolay benimsenmesine sebep oluyor. Sütte ki kalite, sürdürülebilir süt kalitesi yani memedeki sütün soğutma tankına alınıncaya kadar kisüreçte öne çıkan bir unsurdur. Memeden çıkan sütü çalkalamadan, bakteri oranını artırmadan soğutmaya alabildiğinizde, süt kalitesi çok farklı oluyor.

-Farklılığınız nerede ortaya çıktı?

-Üretirken düşündük, dedik ki var olan bir sürü işletme var, makine var, sistemler var yapacağımız ürün, sistem, parça ne olursa olsun bunlara uyumlu olmalı. Çiftçiye elindeki makineyi kullanabilme imkanı vermek istedik. Kovalı veya borulu makinede var olan tesisatı kullanıyor ve sadece ana unsur olan basil ve pulsatörü LAKTO ile değiştirerek önemli fark yaratıyoruz. Hiçbir sistemi ve markayı ayırt etmiyor ürünümüz. Hepsine uyumlu ve uyarlanabilir şekilde kullanılabiliyor. Çiftçi ve yatırımcı bu ürünü kullandığında süt veriminin arttığını, süt kalitesinin bakteri ve somatic hücre sayısı daha az olduğuiçin yükseldiğini, daha pratik sağım gerçekleştirdiğini gördü. Kendisi yaşayarak, biz anlatarak değil birlikte denemeler yaparak hayvanını sağarak, ister kovalı ister borulu makine da bunu yaşayarak deneyimleyerek gördü. Avantajlarını demin saydığım hemen hemen yüzde 10’a varan günlük süt miktarının artışı hemen ilk 1 haftada söz konusu oldu- ki bu çok önemli bir miktar. Bunun sebebi, LAKTO’nunmemede süt bırakmaması, doğru sağım yapması. Ancak bu aşırı sağmak değil, bunu önemle belirtelim. Memeye geri dönen veya memede kalan süt olmadığı ve başlık özel tasarımı ile hijyeni çok iyi sağladığı için sütün içindeki bakteri düşük oluyor. Çiğ süt bakterisi ne kadar azsa o kadar prim yapan bir ürün. Bunu da Türkiye'de özellikle Konya, Balıkesir, Trakya yöresinde denedik, uyguladık ve satışlarını gerçekleştirdik.

-Yani "Çiftçi gözüyle düşünür" dediniz, deneyerek deneyimleyerek gösterdiniz...

-Aynen öyle. En az %8-10 süt sağımında verimlilik artışı görülüyor. Bir: kolay kullanılabilir mi, sisteme kolay monte edilebilir mi? Sütü daha az çalkalayıp yapısı bozulmadan soğutma tankına gönderebiliyor mu? Bakteri sayısı daha mı az? Hep bunları gördük ve gösterdik.

İzmir Genç İş Adamları Derneği inovasyon ödülleri vereceğini açıklayınca, katıldık ve teşvik ödülü aldık. LAKTO, bir süt hayvancılığı işletmesinde kullanılacak pek çok başka ürünü de sunuyor. Bunlarda ve süt sağımında sürekli ar-ge çalışmalarımız sürüyor.

-Küçükbaş hayvancılıkta da kullanılabiliyor mu?

-Evet, süt hasadı yapılan bütün hayvanlarda kullanılabilir.

-İhracat düşünceniz var mı peki?

-Evet. Hedeflerimizden biri ihracat. Avrupa dahil tüm dünyaya uygun bir teknolojimiz var. İlk etapta, seyahatlerimiz ve gösterilen ilgi gösteriyor ki Kafkaslar ve Asya ülkelerinden ciddi talep olacak.

-Ürettiğiniz bu teknolojik ürünün muadilleri ithal ediliyor değil mi?

-Doğru, ithal ürünler var Türkiye 'de. Nispeten daha kaliteli bir sağımı ancak bazı ithal makineler ile gerçekleştirebiliyor Türk çiftçisi.

Burada şunu altını çizmeliyiz: herhangi bir makine üretirken sadece mekanik, elektrik, elektronik kaygılarla ürün üretebilirsiniz. Bu, sağım makinesinde yeterli olmaz, çünkü burada amacımız süt sağmaktır. Bunun için çok ciddi bir hayvan, hayvancılık, süt bilgisi olması gerekir. Canlı ile yüzyüze gelmek çok özgün bir durum. Onun sağlığına zarar vermemek gerekiyor. Biz hayvancılığı biliyoruz ve hep bu kaygı ile yol aldık. Bunu üzerine makine ve elektronik bilgisini kullandık. Yerli veya yabancı, bu mantıkla üretilmemiş ürünler var piyasada. Hayvan sağlığı ve hayvan refahı için uyumluluk bir ürünün başarısından çok bahsedemeyebiliriz. Biz bunu gördük. Biz hem hayvan tarafındaydık hem kullanıcı tarafında.

-Yani hayvan yetiştiricileriyle birlikte birebir göstererek farklılığı ortaya koydunuz,,,

-Şöyle bir soru akla gelebilir, "Pazarlama stratejiniz nedir? Ne yapacaksınız bu iş için?".  Bir kere LAKTO ar-ge ekibi çiftçi ile birebir görüştü. LAKTO sağım makinelerinin avantajlarının neler olduğunu o insanlara yaşatmamız gerekiyordu. Biz kendimiz saha denemelerinin başında durduk 2 gün, 3 gün, 5 gün. Yani bir tesadüf değil süreklilik hedefledik. Bu denemeler çok yapıldı. Ayrıca bizim kendi çiftliğimiz de var, orada da sürekli denemeler yapıyoruz. Şimdiki 2. stratejimiz de “dene, gör, hedeflenenler gerçekleşmezse ürünü iade edebilirsin” söylemi. Bazı şeyleri anlatmak yerine, göstererek, deneyimleyerek ortaya koyabiliyoruz. Çiftçi daha sonra ben bunu beğendim nedir bunun fiyatı demeye başlıyor.

-Alışkanlıkları değiştirmek zor olmayacak mı?

-Zaten onu tavsiye etmeye çalışacağız. Çiftçimize diyeceğiz ki bizi niye tercih edesiniz? Benim alıştığım bir sistem var. İşte ben bundan memnunum. Peki, bakteri sayın nedir? Süt verimin, hayvan sağlığın nedir? Ne kadar meme hastalığı (mastitis) yaşıyor, ne kadar ilaç parası veriyorsun? Sonuçta bu işi yaparkan daha çok kazanmak istiyorsa çiftçi, gelişimi hedeflemek zorunda.

-Ülkemizin süt ihraç edememesi özellikle dondurma üreticilerinin ihracatta yaşadıkları en büyük sıkıntı yüksek oranda bakteri problemiydi. Sisteminiz buna bir çözüm getiriyor diyebilir miyiz?

- İhracattan önce kendi ülkemizim süt açığını kapatmamız gerekiyor ve özellikle de kaliteli sütü sağlamalıyız. 2000 yılında yayınlanmış bir çiğ süt ve ısıl işlem görmüş içme sütleri tebliği var. Buna göre satın alınan çiğ sütte toplam bakteri sayısı bir ml 'de 100bin adetten düşük olmalı. Somatik hücre sayısı da 500bin adetten az olmalı. Türkiye de bugüne dek uygulanmadı, ancak en geç 2015’te yürürlüğe girmesi bekleniyor. Tarihten itibaren 15 yıl gibi bir süre geçiyor ve çiğ sütteki bakteri ve somatik hücre sayısı konusunda gelişme için ciddi şekilde çalışma görülmüyor. Biz buradan hareket ediyoruz. Ayrıca çiftçinin daha iyi fiyat elde etmesi için de bakteri oranını düşürmesi lazım. Meme yangısını bu özel tasarım meme lastiği ve sağım sistemi ile büyük ölçüde ortadan kaldırıyoruz. Bunları test ettik gördük. Çiftçi LAKTO yatırımını, 1 ila 4 ay arasında amorti edebiliyor.

-Servis hizmetleri de önemli tabiki,

-Şimdi satış sonrası servis hizmet satış öncesi başlıyor zaten satış sonrası diye bir şey yok. Ürünün kullanımını anlatmak, her şeyi doğru başlatmak gerekli. Bu iş “bilgi” temelli olmalıdır. Çiftçinin çok çeşitli sorunlarına çözüm de getirebiliyor olmak gerek. Bizim bünyemizde Türkiye’nin en deneyimli, yetkin ekipleri bulunuyor. Ayrıca bayilerimize ciddi bir eğitim desteğimiz var.

-Hijyen konusunda durum nedir?

- Borulu sağım sistemlerinde otomatik yıkama sistemi mutlak surette öneriyoruz. Burada da kendi tasarımımız yıkama sistemlerini kullanıyoruz. Doğru temizlik kimyasallarını kullanmak gerek. Burada da en iyi ürünleri öneriyor ve sağlıyoruz. Kovalı makinelerde de uygun yıkamayı öğretiyoruz. Ancka LAKTO ürünlerinin kolay temizlenebilir yapısı burada çok önemli. Boğumlar, bağlantılar, geçme borular LAKTO’da ortadan kaldırılmıştır. Bunlar elbette hem teknoloji olarak farklı, hem işlevsel olarak fark getiriyor.

-Sizi bu başarınızdan dolayı kutluyor ve başarınızın devamını diliyoruz.

Biz de ürünümüze gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyoruz. 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Tuesday, April 30, 2013, 11:21 AM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

Alman Tarım Birliği (DLG).  organizatörlüğünde Hayvancılık, Biyoenerji ve Yenilenebilir Enerji adı altında 13-16 Kasım 2012 tarihleri arasında Hannover’ da gerçekleştirilen fuara katılan yerli firmalarımız içerisinde Lakto’ya ilgi büyüktü. 

 

Özellikle yabancı ülkelerden fuara katılan profesyoneller,  Laktonun yüksek verimli süt inekleri için geliştirdiği, üstün akış kapasiteli, meme ucu vakum dalgalanması son derece düşük, kolay temizlenebilir sağım ve yıkma başlıkları tasarımlarını beğendiklerini ifade ederken, düşük bakım gerektiren düşük enerji tüketimli pulsatörleri, her sağım sitemiyle uyumlu otomatik yıkama ünitelerini  yakından inceleyerek  ürün kalitesini ve özgün tasarımlara hayran kaldıklarını belirttiler.

 

Patentli ürünleri ile Lakto, hem Türk hem de uluslararası çiftçilere en güncel teknolojiyi ekonomik fiyatlara sunduğunu gösterdi Hannover fuarında Lakto Hayvancılık Teknolojileri standını ziyaret ederek pazarlama müdürü sayın Fatih Akçiçek ve yönetim kurulu üyesi Mustafa Bayındır ile kısa bir görüşme yaptık.

 

Resim 1. Mustafa Bayındır (solda) ve Fatih Akçiçek (sağda)

 

Sayın Akçiçek Lakto’ya fuar süresince yoğun ilgi vardı. Bu ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyanın en güncel sağım sistemi artık Türk Malı sloganıyla yola çıkan Lakto,  yüksek verimli süt inekleri için geliştirilmiş Ak sağım başlığı, Pak yıkama başlığı, Puls pulsatör, tüm sağım sistemlerine uyumlu CIP1, CIP2 otomatik yıkama üniteleri, balık kılçığı durak demirlerini kapsayan sağım sistemleriyle, gübre sıyırıcı, gübre pompası, yemlik kilitleri ve havalandırma fanlarından oluşan ahır içi sistemleriyle sektöre çok iddialı girdi.

 

Öncelikle kendi tasarım ürünlerimiz ile yüksek verimli ineklerin sağımında değişmez bir sağım kalitesi sunmayı hedefliyoruz. Sağım başlıklarımız ergonomik yapısı ile sağımcının başlığı rahat tutmasına ve memelere kolay takmasına olanak tanır, sağımcıyı yormaz, sağımda iş yükünü azaltır. 500 cc’lik geniş sağım pençesi haznesi sağım sırasındaki olası vakum dalgalanmalarını enaza indiriyor, 14 mm çapındaki memelik lastikleri sayesinde sağılan süt meme başından hızla uzaklaştırılabiliyor. Çünkü normal bir sağım sistemiyle sağım başlığında kalan süt, memeye sürekli çarpmakta ve ters vakum oluşturarak meme hastalıklarını tetiklemektedir. Geliştirdiğimiz ak sağım başlığı ineğin memesiyle dosttur, meme sağlığını korumada yardımcıdır.

Özgün tasarım ürünü ak sağım başlığı ile memeyi yukarıdan aşağıya sıvazlayarak sağdırıyoruz. Böylece sağımı inek için daha zevkli hale getiriyoruz. Gördüğünüz üzere inek, süt kalitesi ve sağıcı için hayatı daha kolaylaştırmaya ve herkesi memnun etmeye çalışıyoruz. Gıdaya uygun, uzun ömürlü kauçuk malzemeden üretilen memelik lastiklerimizle öncelikle insan sağlığını ön planda tuttuk. Yetiştiricinin bakım maliyetlerini aşağıya çektik.

Diğer bir tasarım ürünümüz olan Pak yıkama başlıkları, sağım sırasında ters yöne çevrilme özelliğine sahiptir. Böylece  sağım sırasında en az düzeyde kirlenirler. Sağım sonrasında başlıkları mükemmel şekilde yıkarlar..

 

Ürünlerimizi tasarlarken özellikle sağlam ve az bakım gerektiren ürünler olmasına özen gösterdik. Puls pulsatörlerimiz ISO standartlarının üzerindedir. He marka sağım sistemiyle tam uyumlu çalışırlar. 12 ve 24 VDC valf seçenekleri bulunur. Sağım sonrası yıkma, alkali ve asit deterjanların  doğru dozajlanması  çok önemlidir. CIP1 tüm sağım sistemleriyle uyumlu elektronik programlı otomatik yıkama ünitesi, yıkama sırasında soğuk ve ılık suyu programa göre ayarlanan miktarda alabilir. Deterjan kullanımını son derece hassas şekilde gerçekleştirir. CIP2 ise PLC kontrol sistemlidir. Kullanıcı CIP2 ile hazır programlar yanında, kendisi de program oluşturabilir. Yıkama evreleri sırasını değiştirebilir ya da yeni evreler ekleyebilir.  CIP2  güncellenebilme özelliğine sahiptir.

 

Size özet bilgilerle tanıttığım bu tasarım ürünlerimizi ziyaretçiler gördüklerinde gerçekten çok etkileniyorlar. Üstelik bu teknolojik ürünlerin fiyatları da AB standartlarına göre oldukça düşüktür. Fiyat avantajımız profesyonellerin de ilgisini çekiyor.

 

Ahır içi sistemlerinizle sunduğunuz yenilikler nedir?

 

Ahır içi sistemlerimiz içinde gübre sıyırıcılarımız ile  çok iddialıyız. Zincirli sıyırıcılarımız düşük güç tüketimi ile üstün bir sıyırma kalitesi sergileyebiliyorlar. Son derece dayanıklı malzemeden yapıldıklarından kolay ve düşük maliyetli bakım olanağı sunuyoruz. Biliyorsunuz özellikle soğuk hava koşularında sıyırıcıların donması yaygın görülen bir olaydır. Geliştirdiğimiz sıyırıcılar soğuk havalarda kesinlikle donmuyor. Yaklaşık 10 saniyede 1 ileri ve geri hareket ederek 160-500 cm genişliğindeki gübre kanallarını sıyırma işlemini gerçekleştiriyor. Programlanabilir elektronik kutu  sayesinde 25 ayrı sıyırma zamanı belirleyebilirsiniz. Sıyırıcılarımız hayvana asla zarar vermezler hayvanla karşılaştığında hayvana değer, durur ve ters yöne hareket eder ve tekrar dönüp geldiğinde eğer hayvan kalkmazsa beklemede kalır. Böylece sıyırıcıdan korkan hayvanların panikleyerek kargaşa oluşturması engellenir.  Gübre pompamız ise AB standartlarındadır,  daha ekonomik koşullarda çalışma olanağı sunar. Yaklaşık 5 bar basınçla gübreyi basabilmektedir.

Ahır içi durak demirleri ve yemlik kilitlerimiz ise hayvan refahını ön planda tutan dayanıklı, montajı kolay ve ekonomik fiyatlı ürünlerdir.

Düşük fan devirli 190 cm çaplı havalandırma fanlarımız sessiz çalışır ve az güç kullanırlar. Barınak içinde ve sağımhanede kirli havanın uzaklaştırılmasını ve serinletmeyi mükemmel gerçekleştirirler.

Balıkkılçığı sağımyeri ve durak demirleri inşaat hatalarını tolere eder, dayanıklı ve sağlam malzemeden yapılmışlardır, kolay monte edilir ve fiyatı düşüktür.

 

Bu arada Hasad Hayvancılık Dergisi aracılığıyla şu bilgiyi de sektörümüzün değerli emekçilerine iletmek isterim. Biz aile işletmelerinin, küçük işletmelerin  hep yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz.  Bu kapsamda onların daha iyi koşullarda ve ileri teknolojik ürünlerle sağım yapmasına, yüksek verimli hayvanlarının meme sağlığını korumalarına yardımcı olmak istiyoruz. Yetiştiricilerimiz ellerindeki kovalı sağım makineleriyle hayvanlarını daha iyi sağmak istiyorsa, kontrol kutusuyla LAKTO Puls pulsatör, Ak sağım başlıklarından oluşan setimizi her marka kovalı sağım makinesine kolaylıkla monte edebilirler. Montajı üreticilerimiz tek başına yardım almadan kolayca yapabilirler. Tek kovalı tek başlıklı, tek kovalı iki başlıklı ya da iki kovalı sağım arabalarında bizim sistemlerimizi rahatlıkla kullanabilirler. Mevcut kovalı sağım makineleri ne marka olursa olsun, bu setle daha mükemmel sağım yapabilir hale gelebilirler. Detaylı bilgi almak isteyenler www.lakto.com.tr  adresinden bize ulaşabilir. 

 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Wednesday, April 24, 2013, 2:13 PM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

 

İzmir'de kurulu firma ve işletmecilerinin dikkatini inovasyona çekmek ve öncelikleri arasına sokmak amacıyla İzmir Genç İş Adamları Derneği'nin (İGİD) düzenlediği 'İzmir İnovasyon Ödülleri 2013' yarışması sonuçlandı. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri Kaya İzmir Thermal Convention Otel'de düzenlenen törenle verildi.

 

Yenilikçi çalışmalarımız, İZMİR İNOVASYON ÖDÜLLERİ’nde karşılığını buldu. LAKTO Hayvancılık Teknolojileri, Türk tarımına hizmet etmeye devam edecek.

 

Meme sağlığı yerinde bir sürü, temiz ve sağlıklı süt her çiftçinin hakkıdır!

 

LAKTO Hayvancılık Teknolojileri, geliştirdiği süt sağım makinesi ile meme hastalıklarına son verip, doğru bir sağım ile en yüksek verimi ve kaliteli sütün elde edilmesini sağlıyor. Sorunsuz ve para kazanan bir hayvancılık işletmesi için atılacak en önemli adım, güncel ve doğru bir teknolojide sağım yapmaktır. LAKTO Sağım Teknolojileri artık Türk çiftçisine bu teknolojiyi Türkiye’de sunuyor.

 

4 yıldan fazla süren AR-GE çalışmaları sonucu ortaya çıkan LAKTO Sağım Teknolojileri, özgün tasarımları ile şu anda dünyada var olan en güncel teknolojiye ve özelliklere sahiptir. Özellikle sağımın en hassas unsurları olan pulsatör ve sağım başlığı, ISO standartlarının üzerinde performansa sahiptir. Sadece sağım pençesinin hacmi 490 cc’dir. Bu, özellikle yüksek verimli ineklerin sağımında çok önemlidir. Doğru bir sağım için, süt memeden çıktıktan sonra hızla uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca patentli LAKTO elektronik pulsatör, memeyi sıkma ve bırakma hareketini tek düze olarak gerçekleştirir, nabız oranını istenilen seviyede sabit tutar ve oran kolayca ayarlanabilir. Diğer elektronik pulsatörlere göre toz ve nemden en az etkilenen yapıya sahip özel bir üründür.

 

LAKTO memelik lastikleri, patentli bir tasarıma sahiptir. Dünyada ilk kez uygulanan bir teknik ile meme sağlığını daha üst seviyeye çıkarmaktadır. Gıdaya uygun özel kauçuktan imal edilmişlerdir ve bunu belgeleyen sertifika işareti taşımaktadırlar.

 

Kısaca, sağlıklı sağımı havyan refahını, meme sağlığını gözeten şekilde gerçekleştiren LAKTO sağım makineleri, tamamen özgün tasarımları ile sağımı en üst seviyeye taşımaktadır. Yapılan uygulamalarda, ineklerin sütlerinde ölçülen somatik hücre sayısında önemli düşüş meydana gelmiş ve aynı zamanda kayda değer bir süt artışı sağlanmıştır. Bu da verimliliği ve meme sağlığını sağlamada başarıyı ispatlamaktadır.

 

Tüketicilerin gittikçe bilinçlendiği ve doğal, hijyenik ürünleri aradığı günümüzde, sağlıklı ve kaliteli süt talebi hızla artmaktadır. Özellikle yakında uygulamaya geçmesi beklenen çiğ süt tebliğinde beklenen süt kalitesi seviyesine ulaşmak için gereken yatırım çiftçilerimiz için, “Türk Malı” LAKTO ile erişilebilir olacaktır.

 

 

 

Yorumlar (0)
YAYINLAMA Friday, February 8, 2013, 7:46 PM icinde LAKTO GÜNCEL HABERLER

Yeşil Keçi Çiftliği'nden geleceğin çiftçisi Efe..

Yorumlar (0)